iran

Şiraz 1

İran gezimizin güzergahında en güneyinde bulunan ve 3. şehrimiz olan Şiraz, İran’ın en turistik şehri. Yüzyıllar boyunca birçok hanlığa, krallığa, imparatorluğa, şahlığa ev sahipliği yapmış. Bunun yanında İpek yolunun önemli bir durağı. Nüfusu 1,5 milyonu bulan Şiraz güller şehri, şairler şehri olarak anılır. İran’ın kültür başkentidir. Şiraz konum olarak Orta İran’da bulunur ve çevresi çöller ile çevrilidir. Sabah güneşin doğuşunda çölden geçtik. Karşımıza çıkan çöl manzarası muhteşemdi.

img_1301

Çöl

img_1297

Çöl

img_1280

Çöl

Öğlen 12 gibi Şiraz terminaline vardığımızda, merkeze nasıl gideceğimizi sorduğumuz bir çocuk, bizi taksiye götürdü, taksiciye nereye gideceğimizi tarif etti ve taksi parasını ödedi. Biz ne olduğunu anlamadan taksiye bindik ve şehrin yolunu tuttuk.

img_1359

Mahkeme

Taksiyle bir kaç otel gezdik ve sonunda Saadi otele karar kıldık. Otel hem merkezde hem de ucuz fakat temizlik ve ilgi konusunda çok iyi değil. Fiyatı 65bin tümen (1 Tl = 10123Tümen)

img_1492

Duvar resimleri

Otele çantaları bırakıp, Şiraz sokaklarında gezmeye başladık. Şiraz, İran’ın kuzeyindeki Tebriz ve Tahran’dan çok farklı. Hava çok sıcak. Kuru çöl sıcağı kafamıza iğne gibi batıyor. Şehrin hâkim rengi sarı. Ayrıca günlerden cuma olduğu için her yer kapalı. Bizim cumartesi- pazar tatili, İran’da perşembe – cuma. Cuma günleri ortalıkta neredeyse tek bir kişi görünmüyor.

img_1455

Duvar resimleri

img_1422

Şiraz’da bir cami

Sokaklarda çok kişi olmasa da gezi boyunca karşılaştığımız en değerli insanlardan biri ile tanıştık. Tam Kerim Han kalesinin yanına kurulmuş stantların önünden geçerken bir stant sahibi bizimle konuşmaya başladı. İsmi Ali. Türkçesi oldukça güzel. Başladık sohbete etmeye. Ali Abi Şiraz’ın dağlarında yaşayan Kaşkai Türklerinden. Standını Kaşkai Türklerini tanıtmak için açmış. Normalde Dağlarda yaşıyormuş. Farsça eserleri Türkçeye çeviriyor. Göç mevsimlerinde develerle göçüyor. İki gün sonra düğünleri varmış. Gelmemiz için çok ısrar etti. Gelemeyeceğimizi söyleyince o gün akşam için evinde misafir etmek istedi. Vaktimizin az olduğunu söyledik. Gerçekten gitmeyi çok istiyorduk. Fakat Yılbaşında ( İran’da yılbaşı Nevruz’da yani martta kutlanıyor.) gelmeye söz verdik. Hem yılbaşı şenliklerini göreceğiz, hem bir kaç gün deve üstünde göçe eşlik edeceğiz. Bu arada o günün tarihi 26 Shahrivar 1395.

dsc_0485

Ali Abi, Nigar, Nermin ve Ben

img_1362

Ali Abinin standı

Ali Abi ile sohbetimizden sonra yürümeye devam ettik. İlk olarak Şiraz’ın tam ortasındaki Karim Khan Citadel’e (Kerim Han kalesi) gittik. Kerim Han Kalesi 1700lü yıllarda Zend Hanedanlığından Kerim Han tarafından 4 bin m2’lik bir alana yapılmış. Surların boyu 12 m, 4 burcun uzunluğu 14 metre. Ayrıca burçlarından biri eğik yapılmış.

img_1363

Kerim Han Kalesinin eğik burcu

img_1413

Kale girişi

img_1387

Kalenin içi

Oradan şehrin çıkışı olan Kuran kapısına doğru giderken önce Ali İbn Hamzeh camisi ve türbesine daha sonra Jahan Nama Bahçesine uğradık. Bahçenin girişi 15 bin tümen.

img_1435

Ali İbn Hamzeh Camisi

img_1439

Yerlerdeki şehit taşları

img_1442

Ali İbn Hamze’nin Türbesi

Kuran Kapısı, Şiraz’ı Tahran’a bağlayan ana yolun üstüne yapılmış. Aynı zamanda Kuran Kapısının yanında kocaman Kuran Meydanı var. İran’da dikkatimi çeken bir nokta da meydanlarda heykellerin çok az olması. İran’da kaldığım süre boyunca gördüğüm heykel sayısı 5’i geçmemiştir.

img_1482

Kuran Meydanı

img_1473

Kuran Kapısı

img_1477

Şiraz Hotel

Şiraz, tarihinde birçok hanedanlığa ev sahipliği yapmasının yanında önemli kişiler de yetiştirmiş. Bunlardan biri Farsçanın en büyük şairi olarak kabul edilen 14. yüzyılda yaşayan Şirazlı Hafız ve 13. yüzyılda yaşayan dünya çapında önemli eserlerden sayılan Gülistan ve Bostan’ın yazarı Sadi. İkisi de Şiraz’da doğmuş ve İkisinin de mezarı Şiraz’da.  

img_1491

Saadi’nin Türbesi

img_1501

Nargileci (Galyancı)

Kuran Kapısından tekrar aşağıya doğru yürüyerek şehir merkezine vardık. Öncelikle Vekil Bazaar’a uğradık. Burada şans eseri otobüste tanıştığımız Cihat’ı gördük. Beraber dolaşmaya başladık. Hep birlikte Nasir al Mulk Mosque’ye gittik. Cami, Kajar hanedanlığı zamanında yapılmış, renkli camları olan çok büyüleyici bir cami. Sabah, güneş ışıkları renkli camlara vurması ile bütün cami rengârenk oluyormuş. Ayrıca duvarlarında, o dönemde aralarındaki dostluğa binaen Fransız kiliselerinin resimleri var.

img_1512

Nasir Al Mulk Mosque

img_1539

Nasir Al Mulk Mosque

img_1554

Çiniler

img_1522

Fransız kiliseleri olan çiniler

Nasir al Mulk camisinden Şiraz’ın bir diğer önemli camisine doğru giderken bu sefer Orgül ve Hakan ile karşılaştık. Bir süre ayak üstü sohbetin ardından akşam buluşmak için sözleştik ve ayrıldık. Biz Holy Shrine of Shah-e Cheragh kompleksine gittik. Kompleksin içinde iki türbe, müze, kütüphane ve cami var. Shah-e Cheragh’a geldiğimizde güneş batmaya başlamıştı. Sıcaklık normal seviyelere indiği için bütün Şirazlılar evlerinden çıkmış ve ortadaki avluya toplanmışlardı. Burasını Kabe’ye benzettim. Kocaman bir meydan ve meydanda insan kalabalığı var.  Shah-e Cheragh İran’da gördüğüm en güzel camiydi.

dsc_0418

Shah-e Cheragh

dsc_0411

Avlusu

 

img_1588

Shah-e Cheragh’ın içi

img_1600

İçindeki türbelerden biri

Akşam sözleştiğimiz saatte beş kişi buluştuk ve yemek yedik. İran’da çok fazla restoran kültürü yok. Zaten bizim yemek yediğimiz restoranda da bizden başkası yoktu. Yemek yemek isteyen halısını, yemeğini, çekirdeğini, çayını alıyor ve parklara, kaldırımlara, boş nereyi bulursa yerleşip piknik yapıyor.  Biz de yemekten sonra sokaklarda dolaşmaya başladık. Değişik tatlılarından yedik, içeceklerinden içtik. Su almak için girdiğimiz markette, görevli bir genç gizliden votkasını yudumluyordu. Bize gösterdi. Ben de ilk votkamı o markette içtim. Hayatımda hiç o kadar heyecanlı ve çekingen bir şekilde votka içmemiştim. Tabi ki biraz tedirgin oldum ve tabi ki o heyecanla tadı çok güzel geldi. 

dsc_0433

Orgül, Nermin Ben, Cihat, Hakan

dsc_0434

Saadi Hotel

dsc_0443

Şiraz geceleri

dsc_0445

Piknikçiler

Ortalıkta bir süre dolaştıktan sonra biz de tüm Şirazlılar gibi çimlerin üzerine yerleştik. Çayımız yoktu, yanımızdaki aile çay verdi, üstüne bir de yemeğe buyur ettiler, karpuz verdiler. İran’da aç ve açıkta kalmanın imkânsız olduğunu o gece anladım.

dsc_0453

Misafirperver aile ve biz

Şiraz’da görülmesi gereken yerler listesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://uzaklardabiryer.com/2017/09/19/sirazda-gorulmesi-gereken-10-yerler/

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s