Kano Turu

Kano Turu Yazıları 13

Didim’de rüzgardan dolayı bir günlük zorunlu dinlenme ile Apollo tapınağına gittik. Didim’deki tarihi yerler dünya çapında bir öneme sahip ve bu yerlerin sayısı çok fazla. Biz sadece Apollo Tapınağına gidebildik fakat Milet, Balat, Kutsal yol, Akköy ve daha nice yerleri gezmeye bir hafta yetmez. Didim’in eşsiz güzellikteki Altınkum plajını ve yol boyunca uzanan çarşısını geride bırakıp ertesi gün Didim’in diğer tarafındaki Aquasis oteline gitmek için yola koyulduk. Rüzgar hem kafa rüzgarı hem de 7-8 knot olmasına rağmen mesafe çok olmadığı için yola çıktık. Fakat çıkıp çıkacağımıza pişman olduk. Otelin plajına varan son burnu dönerken rüzgar 12 knot karşıdan geliyordu. Aquasis, Didim’in ince kumsalının olduğu bir koya yerleşmiş büyük ve Güzel bir otel.

image

image

image

image

Bir gece konakladıktan sonra sabah erkenden kalkıp Menderes Deltasına doğru kürek çekmeye başladık. Mavişehir ve Yalıköy’ü geçip Menderes Deltasının başına geldik. Rüzgar biraz arttı ve deltanın tam olarak nasıl olduğunu bilmediğimiz için ilerlemedik ve Yalıköy – Akköy arasında bir yerde çadır kurduk.

image

image

image

Başımıza neler geleceğini bilmeden ertesi gün sabahtan kürek çekmeye başladık. Menderes Deltası oldukça büyük ve yüzeyi karışık bir delta. Bazı yerleri derin bazı yerleri sığ hatta adacıklar var.  548 km uzunluğundaki Büyük Menderes ve Küçük Menderes nehirlerinin oluşturduğu deltada, içeriye girmeden deniz kıyısından ilerleyip Küçük Menderes’i geçtik. Büyük Menderes’e varmadan sahilde bir genç bize feryat figan “help help” diye bağırmaya başladı. Biz ne olduğunu öğrenmek için yaklaştığımızda olayın ne olduğunu öğrendik. Hep televizyonlarda duyduğumuz mülteci olayı. Fakat yüz yüze kalınca insanın içi bir başka parçalanıyor. İki erkek, bir kadın, üç çocuk ve bir bebek. Erkelerden biri Suriyeli, diğer aile Irak’lıymış. Adamlar gözümüzün içine yalvarırcasına bakıyor, kadın ve bebek ağlıyor, çocuklar her yerde çocuk, ben de dokunsalar ağlayacak durumdayım. Hemen çocuklara bisküvi, su ekmek falan verdik. Sahil güvenlik, jandarma, 112’yi aradık. Bunlar aç susuz 2 gündür kendilerini Samos adasına götürecek botu beklemiş. İki gündür tepemizde sahil güvenlik helikopteri dolanıyordu. Bunları bulmaya çalışıyorlarmış. 112’deki kadında sayı verince aradıkları olduğunu söyledi. Delta büyük olunca yerimizi bulmaları vakit aldı. En sonunda sahil güvenlik açıkta bekledi, jandarma da küçük bir tekne ile yanımıza yanaştı. Serdar Astsubay küçük bir sorgudan sonra mültecileri aldı karakola götürdü. Bütün bu işler yaklaşık 3 saatimizi aldı ve bu esnada hava patladı. Biz yardım ederken yardım ister hale düştük. Tekneyi kullanan balıkçı Tarık eğer Karina’ya gidemezseniz gelin bizde kalın demişti. Biz değil Karina’ya Tarık’ın barınağa zor attık kendimizi. Denize açılmadan kanoları elimizle çeke çeke Büyük Menderes Nehrinin içindeki barınağa vardığımızda saat üçe geliyordu.
Barınakta Tarık ve arkadaşı Deniz kalıyorlarmış. Bizi buyur ettiler, yemek hazırladılar. Yiyeceklerini, içeceklerini bizimle paylaştılar. Çok güzel bir gece geçirdik. Ertesi sabah yedi gibi biz Karina’ya doğru kürek çekmeye başladık, Tarık ve Deniz de balığa çıkmak için tekneye bindiler. Bize misafirperverliğin en güzel örneğini gösteren Tarık, Ufuk ve Deniz’e sonsuz teşekkürler.

image

image

image

image

image

image

Karina’ya doğru deniz kıyısından kürek çekerken bir kez daha kıyıdan bize seslenildiğini duyduk. Yine mi mülteci olayı derken bu sefer deltanın bekçisi bizi çay içmeye çağırıyormuş. Fırsatı kaçırmadan hemen kıyıya yanaştık. Kanoları kıyıya bırakıp barakaya geldik. Salim abi ve arkadaşı bize çay hazırlamış, bisküvi ve soğuk su ikram etti. İki arkadaş deltanın bekçiliğini yapıyormuş. Sürekli burada kalıyorlarmış. bir saatlik sohbet ve ikramlar için Salim abi ve arkadaşına sonsuz teşekkürler.
Çay molasından sonra yaklaşık bir saatlik kürek çekmeyle Karina’ya saat 11 gibi vardık. Kumsala çıkıp Karina Restoranın kumsalının dibindeki otoparka çadırımızı kurduk.

image

image

image

image

Karina’da rüzgardan dolayı kaldığımız bir günden sonra sabah Dilek Yarımadasını geçikmek için kürek çektik fakat yarı yolda rüzgarın artmasıyla kendimizi Dilek Yarımadasındaki İncir Burnunun kumsalına attık. Biraz rüzgarın dinmesini beklediysek de boşa bekledik ve bir süre sonra çadırımızı çıkartıp kurduk. Geceyi orada geçirdik.

image

image

image

image

Ertesi sabah 5’te uyanıp tekrar kürek çekmeye başladık. Samos Adası’nı solumuza alıp Dilek Burnu’nu geçtik. Kuşadası’nın en doğudaki yeri olan Güzelçamlı’dan sahile saat 11 gibi yanaştık. Akşam kalacağımız otel olan Atlantique Sun Connect’e  doğru kıyıdan kürek çektik. Otele 4-5km kala denizden esen 13 knot rüzgara ve büyükçe dalgalara mazur kalsak da sallana salana otele vardık.

image

image

image

image

image

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s