Asya ve Uzakdoğu Turu

Phuket Adası 5/11/2014

Phuket’in kuzeyini keşfe erken saatlerde çıktım. 8 gibi motorun üstündeydim. Motoru ana karaya doğru sürmeye başladım. Yolda değişik gördüğüm yerlerde durakladım. Artık yolda gördüğüm cami ve tapınaklarda durmama kararı almıştım ama bir tane değişik bir tapınak gördüm. 1785 yılında yapılan şimdi Patong Plajı ile Phuket merkezi anayolu üzerinde kalan Sri Sunthon Tapınağına uğradım burada büyük bir yatan buda heykeli var. Oldukça değişik bir yer.

Temple

Sri Sunthon Temple

Sri Sunthon Temple

Sri Sunthon Temple

Phuket’in merkezine yaklaşmadıkça yollar inanılmaz güzel. Merkez’e yaklaştıkça motor zevkim kaçıyor.  Merkezi geçip yaklaşık 20 kmlik havaalanı yoluna çıktım. Yol üzerinde uçsuz bucaksız ananas tarlalarını görüp de durmamak olmaz tabi. Böyle tarlada bir arada görünüşleri çok güzel. Yol üzerinde sık sık ananas satan satıcılar var. Ananaslar büyüklüklerine göre 10 ile 30 baht arası değişiyor. Türkiye’de 100 bahtlardan satılınca insan bir garip oluyor.

Ananas tarlası

Ananas tarlası

Ananas tezgahları

Ananas tezgahları

Phuket adasını, ana karaya çok yakın olduğu için birleştirmişler. Hatta bir de değil iki köprü ile. Biri eski, kullanılmıyor diğeri kocaman karayolu köprüsü. Fakat o birleşim yeri çok güzel orada da mola verdim.

Sarasin köprüsü

Sarasin köprüsü

Sarasin köprüsü manzarası

Sarasin köprüsü manzarası

Minik balıkların tezgahı

Minik balıkların tezgahı

Ana karanın içine doğru biraz ilerledim. İleriler de bir yerde mağaranın içinde yatan bir Buda olduğunu duymuştum. Yol kenarındaki polislere nerede olduğunu sordum. Polislerin canı çok sıkılmış herhalde beşi de benimle ilgilendi. Birisi telefonundaki gps’ini açıp gösterdi. Çok ingilizce bilmeseler de çok yardım etmek istedi. Bir tanesi oturup biraz dinlenip elimi yüzümü yıkamamı istedi. Ben de kıramadım. Elimi yüzümü yıkadım, biraz dinlendim. Ata ağabeyinin “onların tanrısı bile yok keserler adamı” derken, sanırım Bangkok’un arka sokaklardaki mafyayı bütün Taylandlılara mal etmiş. Bence adalar ülkesinin en cana yakın insanları Taylandlı’lar. Neyse, polisler buda heykelinin 30km uzakta olduğu olduğunu söyledi. Motorla 30 km gözümde çok büyüdü. Bir taraftan sıcak, bir taraftan kulağımdaki gürültü, bir taraftan, arabaların kalabalığı derken dönmeye karar verdim. Zaten yeterince Buda gördüm. O da eksik kalsın. Bir daha geldiğimde gezecek yer kalsın.

Uzaklarda bir yer

Uzaklarda bir yer

Dönüşte ananas tarlaları kenarında ananas satan bir yerde ananas yedim. Burada ananasın üstüne döktükleri tuzlu, acılı bir şey var. Hiç tahmin etmiyordum ama o karışımı dökünce ananas daha bir güzelleşti.

Uzaklarda bir yer

Uzaklarda bir yer

Heroines monument

Heroines monument

Bu kadar trafik çilesi, egzoz kokusundan sonra beni anca bir şelale paklar diye düşündüm ve Pangpae Şelalesine gittim. Şehirden uzaklaşıp şelaleye yaklaştıkça yollar yine ağaçlandı ve güzelleşti. Bu şelale bizim bildiklerimize benzemiyor. Yağmur ormanlarının içinde.Toplam 12 kısımdan oluşuyor. İlk başta küçük bir şelale sizi karşılıyor. İlerledikçe yağmur ormanının içine iyice giriyorsun ve yollar iyice silikleşiyor. Ormanın içerilerine doğru ilerleyerek 7. Kısma kadar geldim. 7. Kısımdan 8. Kısma giderken kayboldum. Başıma yağmur ormanının içinde kaybolmak da gelecekmiş. Orman komple ıslak, havası nemli ve her yer kayıyor. Yaklaşık 2 km ormanın  içinde yürüdükten sonra ben de komple ıslandım. Bir oraya gidiyorum yol çıkmıyor, bir buraya gidiyorum yol çıkmıyor. Derken bir saat olduğum yerde dolandım. Tayland’ın başka bir yerinden çıkmaktan korktuğum için Olduğum yerden çok da uzaklaşamıyorum.  Burası nasıl bir şelale? Buraya gelen yaşlı, genç ziyaretçiler burada nasıl dolaşıyorlar? Anlamış değilim. Yollar inanılmaz bozuk. Normalde trekinglerde zor denen parkurun onlarca katı zorlukta. Bir tane insan gördüm. Amca biraz suratsız olsa da sarılasım geldi. Amcadan sonra ilerleyeyim mi? İlerlemeyeyim mi diye düşünürken, iki tabela gördüm ve o an dönmeye karar verdim. Burası gibonların (bir çeşit maymun türü) yaşam alanıymış. Hiç gibonla karşılaşmak istemiyorum. Zaten yorgunluktan öldüm, sırılsıklamım.

Bangpae şellalesi

Bangpae şellalesi

Bangpae şellalesi

Bangpae şellalesi

Tabela 1

Tabela 1

Tabela 2

Tabela 2

Bangpae şellalesi

Bangpae şelalesi

Dönüşte gibon kafeslerinin olduğu yere geldim. Burası gibon rehabilitasyon merkeziymiş. Bir kız yanıma yanaştı. Nereli olduğumu sordu. Ben de Türk’üm dedim. ” Dur ben Türkçe broşür getireyim” dedi. Ben şok oldum. Kız broşürü getirdi. Baktım halis muhlis Türkçe yazıyor. İki buçuk aydan fazla birçok ülke gezdim ilk defa Türkçe broşür gördüm. Hem de Tayland’da yağmur ormanlarının içinde bir gibon rehabilitasyon merkezinde.

Yağmur ormanı

Yağmur ormanı

Benim halim

Benim halim

Türkçe broşürden etkilendiğim için yazmıyorum ama bu merkez gerçekten çok güzel bir iş yapıyor. Nesli tükenmekte olan gibonları rehabilite ediyor.  Maymunlar neden mi delirmiş? Benim yüzümden, senin yüzünden, eğlenmek isteyen turist yüzünden. Yani yerliler soyu tükenmekte olan bu gibonları yakalayıp turistler eğlensin, fotoğraf çektirsin diye zorla eğitip, sigara içirtiyorlarmış, içki içiriyorlarmış. Bu merkez de onları geri alıp burada doğal hayata alıştırıp ormana salıyorlar. Bağışlarla ayakta kalmaya çalışıyorlarmış. Çok hoşuma gitti. Ben de küçük bir miktar bağış yaptım. Ayrıca burada gönüllü çalışacak kişilere de ihtiyaçları var. Kalacak, yiyecek onlardan, tek istedikleri ufak tefek işler de onlara yardım edilmesi. Eğer bu işe vesile olursam, bir kişi bile gitse çok mutlu olurum. Ne kadar gibonlardan korksam, yüz yüze gelmek istemesem de onların evlerini, hayatlarını işgal etmenin utancından dolayı onlara destek olmayı çok isterim. İlgilenen kişiler http://www.gibbonproject.org adresinden bağlantı kurabilirler. Yağmur ormanları içinde inanılmaz bir deneyim olacağına garanti ederim.

Rehabilite olan bir gibon

Rehabilite olan bir gibon

Gibon rehabilite merkezinin brosşürü 1

Gibon rehabilite merkezinin broşürü 1

Gibon rehabilite merkezinin broşürü 2

Gibon rehabilite merkezinin broşürü 2

Şelalede kayboldum, gibonlarla ilgilendim derken saat dördü buldu. Bu gün hava kararmadan otele gitmek istiyorum çünkü hem Phuket’te son günümde denizde dalgalarla boğuşmak istiyorum hem de yarın için Phi Phi adasına feribot bileti alacağım.

Otele vardıktan sonra fazla vakit harcamadan denize gittim. O kadar rüzgar olmamasına rağmen dalgalar hala insan boyunda. Hava çok sıcak. Millet denize akın etmiş. Dediğim gibi benim alıştığım durum bu dalgalar için sağlam bir rüzgarın olması gerek ve eğer bu dalgaları görüyorsak kış gelmiş demektir, kimse denize girmez. Burası da böyle.

Tai boks stadyumu

Tai boks stadyumu

Denizden sonra 400 bahta Phi Phi Adasına biletimi aldım. Bir araç beni 9’da otelden alacak. Phuket merkezdeki Phuket limanına 11 feribotuna götürecek.  Oradan da yaklaşık 2 saatlik feribot yolcuğu ile ver elini Phi Phi.

Phuket

Phuket

Benzin istasyonu.

Benzin istasyonu.

Bu gün hava güneşliydi. Motorla güneşin altında 160 km yolculuktan sonra sanırım beni güneş çarptı. Ne yazmaya, ne çizmeye halim kaldı. Erkenden yattım.

Reklamlar

2 replies »

  1. Ahhh kardeşiiim, bu yazına çok güldük, hemde seni düşündük. Türkçe broşüre de bayıldım. Ama nem seni bir türlü bırakmıyor 🙂 Buralarda ne kalmadı artık 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s